Spekülatörlemiz ve hikayeleri
Bir Sistemin Nasıl Çalıştığını bilmiyorsan, o sisteme zarar veremezsin
1958 yılında Mardin'de doğdu. Nasrullah Ayan 1975 yılında liseyi bitirdi. Aynı yıl evlendi. 1958 yılında bakliyat ihracatı yapan babasının Mersin'deki işinde çalışmaya başladı. Ayan 1978 yılında aile şirketinin İzmir'de açılan ofisinin başına geçti.
1980 yılında İsviçre'ye 1982'de de Singapur'a yerleşti. Burada şirket kurarak bir süre çalışan Nasrullah Ayan 1987 yılında Türkinvest AOG (Asya Okyanusya Grubu) Menkul Kıymetler A.Ş.’yi İsviçre'deki yatırımcılarla birlikte kurdu.1992'de Tam Sigorta'yı Hürriyet Grubu'ndan satın aldı. 1993'te borsadan topladığı hisselerle Çelik Halat Tel ve Sanayi A.Ş.'nin yönetimini elegeçirdi. Aynı yıl Makro Borsa Erciyes İzibelli Menkul Değerler A. Ş. ile Sağlam Menkul Kıymetler A. Ş. isimli aracı kurumlarını satın aldı.
Tüm şirketlerini TF Trend Holding çatısı altında birleştiren Nasrullah Ayan İngilizce ve Arapça biliyor. Türkiye'de kirada oturan ve evi olmadığını söyleyen Ayan'ın İsviçre'de evi var. Ayan'ın iki çocuğu Isviçre'de eğitimlerini sürdürüyor.
Türkinvest'in ilk genel müdürü ve daha sonra danışmanı Niko Maksimilyadis isimli bir Rum'dur. (Hürriyet gazetesine göre bu kişi Türkinvest'in Nasrullah Ayan tarafından satın alınmasından sonra Bülent Şemiler'in Turgut Özal'a tavsiyesi üzerine Emlak Banka Genel Koordinatör olarak transfer edildi.)
Afyon Çimento Çelik Halat Erdemir Pınorsu Pınarsüt Ege Seramik ve Hektaş'ın önemli miktarda hisselerini satın almıştır. Hakkında yolsuzluk iddiaları vardı.SPK müfettişleri tahkikat açtı.
Finans dünyasının renkli siması TAM Sigorta Turkınvest ve Trend Holdig'in patronu Nasrullah Ayan Türkiye'de Hazine'den bir türlü izin alamayınca İsviçre'de banka satın almaya karar vermişti. Bir süredir İsviçre'de bulunan Ayan bu arzusunu gerçekleştirip İstanbul'a döndü. Uzun yıllar İsviçre'de yaşayan ve halen Isviçre'de bir bankerlik şirketi sahibi olan Ayan Macaristan'da da banka aldı.Bu bankada Macar hükümeti ile ortak olan Ayan Doğu Bloku ülkelerinin para trafiğini kontrol etme arzusundaydı.
Nasrullah Ayan'ın borsada topladığı hisselerle ele geçirdiği Çelik Halat'ta 10 milyon dolarlık borç 4 ay içinde 4 milyon dolara kadar düşürüldü. Şirketin Genel Müdürü Bekir Soytürk.
Çelik Halat Türkiye'de "takeover" sistemiyle el değiştiren ilk şirket.
Nasrullah Ayan şirket satın almaya doymaz. Banka radyo sanayi şirketi derken koskoca bir ticari imparatorluk kurmuştur.Ayan'ın en sevdiği iş borsa. Sadece 5 aracı kurumu var. Bir şirketine alım emri diğer şirketine satış emri verdi mi borsa tabiriyle "kuzular" onun girdiği hisselerde kaybetmek durumunda kalıyorlardı. Sonuçta o iyi bir spekülatör.
Kurduğu holdingin kadrosunu sürekli gençleştiren Ayan İsviçre'deki bankasının başına ABD'den transfer ettiği kuzeni Yunus Uca'yı getirdi.
*29-4-94/ Sermaye Piyasası Kurulu'nun 1. 3 trilyon liralık repo açığı nedeniyle ödeme sıkıntısına ve haciz baskınlarına uğrayan Türkinvest AOG'nin faaliyetlerini 30 gün süreyle durdurdu.
*Trend Holding'in "TF Trend Çalışanları İçin Yardımlaşma Vakfı" adıyla bir vakıf kurması da kafalarda çeşitli soru işaretlerine yol açtı. Düzenlemeler nedeniyle vakıfların istendiği takdirde birer mal kaçırma müessesesi gibi kullanılmaya müsait olduğuna dikkat çeken uzmanlar "Ayan malvarlığını bu vakfın üzerine geçirebilir. Eğer bu gerçekleşirse muhtemel bir tasfiye işleminde bu mal varlıkları değerlendirilemez" uyarısında bulundular.
Bir Sistemin Nasıl Çalıştığını bilmiyorsan, o sisteme zarar veremezsin
Nasrullah Ayan 1987 yılında Türkinvest AOG'yi kurdu. O sırada İsviçre'de yatırımları bulunuyordu.1992'de Tam Sigorta'yı Hürriyet Grubu'ndan satın aldı. 1993'te borsadan topladığı hisselerle Çelik Halat'ın yönetimini ele geçirdi. Aynı yıl Makro Borsa, Erciyes, İzibelli ve Sağlam Menkul Kıymetleri satın aldı. Tüm şirketlerini Trend Holding çatısı altında birleştirdi. 1994 krizinde Turkinvest kapatıldı ve yıllarca süren bir dava süreci başladı.Şimdilerde Nasrullah Ayan İsviçre'de fındık işiyle uğraşıyor.Kendi ifadesine göre de 3 yıldır İMKB'ye bakmıyor bile. "Ben borsaya profesyonel olarak girsem borsa daha hareketli olur" diyen Nasrullah Ayan, 7 yıllık suskunluktan sonra yaptığı açıklamada gülerek "erdemir tahtası ile oynamak için 100 milyon dolar gerekiyor. Bunun için 5-10 yıla ihtiyacım var. Herkesten istiyorum. Bu parayı bulursam Ereğli'ye de bulaşacağım" demişti. Ancak bir zamanlar borsanın en ünlü simalarından olan Ayan uzun zamandır ortada yok.
Bir Sistemin Nasıl Çalıştığını bilmiyorsan, o sisteme zarar veremezsin
Borsada kendini 1995 yılından sonra hissettirmeye başlayan Ziya Sesel'in 1990'lı yıllarda oldukça popüler olan Adnan Hoca ile de ilişkisi olduğu biliniyor. Kamooyunda Kızıl İmam adıyla anı... Serhan Çevik ile birlikte kendi gruplarını kurdular. Borsaya ilk girdiğinde çimento hisselerinde çok para patırdığı biliniyor. Genelde İMKB 30 hisseleri ile ilgilenen Sesel'in zaman zaman İlhami Suaydın, Bahadır Karlıdağ gibi isimlerle ortak operasyon yaptığı söyleniyor. Borsacıların onun için yorumu, "o tam bir şovmen. Onun kadar hızlı davranabilen ve birden çok aracı kurum kullanan başkası yok" şeklinde. Sıkışan kağıtları bir iki operasyonla rahatlatması ile biliniyor.
Bir Sistemin Nasıl Çalıştığını bilmiyorsan, o sisteme zarar veremezsin
Merkez Bankası Başkan Yardımcılığına getirileceği konuşulan Serhan Çevik’in akıl hocası, borsa spekülatörü Ziya Sesel’in geçmişini kısaca sizlere gazete haberleriyle aktaracağız.
sitesinde, Borsa Spekülatörleri başlığı altında şöyle anlatılıyor Sesel:
‘Borsada kendini 1995 yılından sonra hissettirmeye başlayan Ziya Sesel’in 1990’lı yıllarda oldukça popüler olan Adnan Hoca ile de ilişkisi olduğu biliniyor. Kamuoyunda Kızıl İmam adıyla anılan Serhan Çevik ile birlikte kendi gruplarını kurdular. Borsaya ilk girdiğinde çimento hisselerine çok para yatırdığı biliniyor. Genelde İMKB 30 hisseleri ile ilgilenen Sesel’in, zaman zaman İlhami Suaydın, Bahadır Karlıdağ gibi isimlerle ortak operasyon yaptığı söyleniyor. Borsacıların onun için yorumu, “O tam bir şovmen. Onun kadar hızlı davranabilen ve birden çok aracı kurum kullanan başkası yok” şeklinde. Sıkışan kağıtları bir iki operasyonla rahatlatması ile biliniyor.’
İşte Kızıl İmam’ın finansal beyni böyle tarif ediliyor borsa camiasında.
Basında Ziya Sesel’e ait ilk ize, 27 Mart 2000 tarihli Sabah gazetesinde rastlıyoruz. Kızıl İmam ile Sesel’in bacanak olduklarını da ‘Kızıl İmamcı Ziya, 4.5 trilyon batırdı’ başlıklı haberin detayları arasında buluyoruz:
Kızıl İmamcıların ileri gelenlerinden Ali Ziya Sesel, zengin aile kızlarından edindiği 4.5 trilyonluk kara serveti borsaya kaptırdı.
Adnan Hoca’nın müritlerinden olan Serhan Çevik, 1992 yılında tarikattan ayrılıp “Kızıl İmam” adını aldı ve kendi grubunu kurdu. Onu takip edenler arasında bacanağı Ali Ziya Sesel de vardı. O zamanlar İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğrencisi olan Sesel, bu grubun diğer elemanları gibi, zengin genç kızların maddi olanaklarından yararlanarak, gittikçe zenginleşti.
Aradan geçen yıllar içinde 4.5 trilyonluk bir servet edinen Sesel, Borsa’da oynamaya başladı. Ancak, bir süre sonra manipülasyon yaptığı belirlenen Ali Ziya Sesel’in işlem yapması yasaklandı. Bunun üzerine farklı yöntemler denemeyi kafasına koyan Sesel, harekete geçti.
Alternatif Menkul Kıymetler A.Ş. ile anlaşan Ali Ziya Sesel, ilk önce servetini bu kurum aracılığıyla değerlendirmeye başladı. Fakat parası arttıkça vergi ödemekten ve “Nereden buldun?” sorusuna cevap verememekten korkan Kızıl İmamcı, servetini küçük parçalara ayırdı. Yurtdışında pek tanınmayan iki bankaya, akrabaları adına 2 adet fon hesabı açtıran Sesel, parasını bu şekilde işletmeye devam etti.
Alternatif Menkul A.Ş.’de görevli Banu Arzu Yamak’ın da bir kısmını hallettiği işlemler sonucunda, Sesel’in hisse senetleri yüksek fiyattan alınmış, düşük fiyata satılmış gibi gösterildi. Gerçekte, Kızıl İmamcı Ali Ziya Sesel, hem daha çok para kazanıyor, hem de vergi ödemekten kurtuluyordu. Öte yandan, aracı kurumdan da zengin portföyüne dayanarak kredi çekiyordu.
Ancak, işler sürekli yolunda gitmedi. Sesel’in yatırım yaptığı hisseler gerçekten de değer kaybetti ve bütün servet kısa sürede battı. Ali Ziya Sesel, parasını kaybedince kurumdan çektiği kredileri de ödemedi ve ortadan kayboldu.
Bu sırada, aynı işlemi bazı müşteriler için de yapan ve kurumu da zarara uğratan Banu Arzu Yamak, gözaltına alındı. Savcıya ifade veren Banu Arzu Yamak daha sonra serbest bırakıldı ve kimseden şikayetçi olmayan Ali Ziya Sesel gibi ortadan kayboldu.
Bir Sistemin Nasıl Çalıştığını bilmiyorsan, o sisteme zarar veremezsin
Borsa karakutusu` konuşursa korkusu!
Tarihin en büyük Borsa operasyonunda sanıklar Adliye`ye çıkarılmaya devam ediyor. Ancak 54 kişilik ekibin arasında yer alan bir isim tam bir panik yaratmış durumda: Ali Ziya Sesel...
Dinçer Gökçe`nin haberi
*Cumhuriyet Başsavcılığı`nın emriyle İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube`nin perşembe günü yıldırım hızıyla 5 ilde yaptığı dev borsa operasyonunda gözaltına alınanlar arasında yer alan Ali Ziya Sesel ismi, borsa çevrelerinde panik yarattı.
*Şirket patronları, siyasiler ve birçok ünlü isme yakınlığıyla bilinen Sesel`in son borsa operasyonu nedeniyle gözaltında vereceği ifadeler büyük bir merakla bekleniyor.
*Kızıl İmamcılar arasında adı öne çıkan Sesel, Türkiye`nin en büyük borsa spekülatörü konumunda.
Erciyes Menkul`ün eski sahibi İlhami Suaydın`la birlikte Türkiye`nin en büyük ve eski iki borsa spekülatörü arasında yer alan ve Suaydın`ın piyasadan çekilmesiyle ismi İMKB kulislerinde adeta efsaneye dönüşen Ziya Sesel piyasada tam bir karakutu olarak adlandırılıyor.
Kişisel servetinin 100 milyon doların üzerinde olduğu tahmin edilen Sesel`in yönettiği fonların yüz milyonlarca doları bulduğu ileri sürülüyor. 1990`ların başından bu yana İMKB`nin önemli oyuncuları arasında yer alan ve piyasanın her türlü bilgilerine sahip olan Sesel`in savcılıktaki ifadesinde konuşması durumunda operasyonun Türkiye`deki dev şirket sahiplerine, hatta usulsüz işlem yapan uluslararası yabancı fonlara bile uzanabileceği kaydediliyor.
Bir Sistemin Nasıl Çalıştığını bilmiyorsan, o sisteme zarar veremezsin
Borsada 1 günde 700 bin TL kazandı
Gazetesi’nde Oktay Özdabakoğlu imzası ile yeralan haber şöyle:
1934 yılında Vitali Hakko’nun “Şen Şapka” adlı küçük bir şapka dükkânı açarak temelini attığı, bugün ise perakende sektörünün en önemli markalarından biri haline gelen Vakko’ya İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda (İMKB) “günübirlik” ortak geldi.
Abdülkadir Anıl isimli yatırımcı 26 Mayıs’ta Vakko hisselerinde yaptığı alım ve satımlarla şirketin önce yüzde 19,79’una sahip oldu. Daha sonra ise yaptığı satışlarla payını yüzde 4,35’e çekti.
Anıl, 26 Mayıs 2011 tarihinde Vakko hisselerinde 31 milyon 659 bin 354 adet hisseyi yaklaşık 67.3 milyon TL bedelle satın aldı.
Söz konusu hisseler Vakko’nun sermayesinin yüzde 19,79’unu oluştururken, halka açık hisselerin de neredeyse tamamı alınmış oldu. Bu işlem 1.92-2.24 TL fiyat aralığında gerçekleşirken, ortalama fiyat ise 2.12 TL oldu.
Alımların ardından satışa geçen Abdülkadir Anıl, 1.95-2.24 TL fiyat aralığında 24 milyon 703 bin 488 adet hisseyi sattı. Satışta ortalama fiyat 2.15 TL, satış tutarı ise 53.1 milyon TL oldu.
. Gün sonunda Anıl’ın önce yüzde 19,79’a ulaşan Vakko’daki payı, işlemlerin tamamlanmasının ardından yüzde 4,35’e indi.
Anıl, 24.7 milyon adet hisseyi satarak 700 bin lira civarında kâr elde etti.
Adım adım işlemler
detle şirkette yüzde 19,79 paya sahip oldu.
* Alımların tutarı 67.2 milyon TL oldu.
* 168 bin adet hisseyle satışa başladı.
* Toplam 24.7 milyon adet satarak payını % 4,35’e çekti.
* Satışların tutarı 53.1 milyon TL oldu.
* Tüm bu işlemlerin sonucunda bir günde 700 bin TL kâr etti.
Bir Sistemin Nasıl Çalıştığını bilmiyorsan, o sisteme zarar veremezsin
selam xanthos hoca,,, nasılsınız,,, (yerinizi görmem zor oldu biraz..)
ayan serüvenini zevkle okudum, türkinvest olayını bizzat yaşayan biriyim, okul harçlıklarımızı batırdık orda, sonra geri verdiler tabii (miktar az olunca...;)
Dündar Altay, borsanın en eski isimlerinden biri. Borsada kazandıklarını kumarda kaybettiği söyleniyor. İnatçı kişiliği ile biliniyor. Bugünün bir çok ünlü spekülatörü onun yanında yetişti. En büyük zaafı olarak kağıdı sahiplenmesi gösteriliyor. Kendi girdiği kağıtta başka biri işlem yaptığında o kişiye elindeki malı sattırmaktan büyük zevk alırdı. Söylentilere göre bu sırada karşı taraf 10 lira zarar ediyorsa kendisi 100 lira zarar ederdi ama bu oyunu çok severdi. Genelde verdiği tüyoların tutması ile biliniyor. ÇEAŞ'ta, Bağfaş'ta onun önerisi ile hisseye girenler çok para kazandı. İki yıl kadar borsaya uzak kaldı. Kamuoyunda Banker Kastelli olarak bilinen Cevher Özden ile arasının iyi olduğu söylenir. Şimdilerde İstinyede bir ofis kiraladığı ve eski brokerlardan biri ile yeniden kendini borsada hissettirmeye başladığı söyleniyor. Şirketi Altay Menkul Değerler'in faaliyetleri durduruldu.
Bir Sistemin Nasıl Çalıştığını bilmiyorsan, o sisteme zarar veremezsin
İyi blöf yapan kazanır
1993'te hisse senedi ile tanışan Ahmet Demirci, bir sigorta şirketine genel müdür olmak üzereyken borsa merakı nedeniyle son anda kararını değiştirmiş. 'Dünyaya tekrar gelsem borsacı olurum' diyecek kadar borsaya âşık olan Demirci, borsada parası büyük olanın değil, yii blöf yapanın kazandığını savunuyor. Borsaya sokulacak paranın iki koşulu olduğunu anlatan Demirci, bu paranın hem önemsiz hem zamansız olması gerektiğine dikkat çekiyor. Şirket analizine önem verdiğini belirten Demirci, "Bugüne kadar iyi olmayan, ucuz ama potansiyel taşıyan hisselere yatırım yaptım" diyor. Parayı borsaya büyümesi için koyduklarını belirten Demirci, "50 milyarlık Mercedes'i 100 milyara alırsam iyi bir arabaya karşılık kötü bir alışveriş yapmış olurum. 5 milyar liralık Şahin'i
1 milyar liraya alırsam kötü bir arabaya karşılık iyi bir ticaret yapmış olurum" yorumunu yapıyor.
Bir Sistemin Nasıl Çalıştığını bilmiyorsan, o sisteme zarar veremezsin
Spekülatif hisselerden uzak durun
Eski spekülatör Dündar Altay ile olan dostluğu sayesinde borsayla tanışan Bahadır Müfit, 1987'de tekstili bırakarak borsaya girmiş. 'Borsaya bir kere bulaşan bir daha bırakamıyor' diyen Müfit, 1994'te 135 bin liradan aldığı Alarko Sanayi'yi 21 bin liradan satarak borsadaki en büyük darbesini yemiş. Birinci prensibinin kesinlikle kredili oynamamak ve fazla hırsa kapılmamak olduğunu vurgulayan Müfit, kendisini kısa vadeli hareket eden bir yatırımcı olarak görüyor. Bu dönemde yatırımcılara likit hisseleri öneren Müfit, sığ ve spekülatif hisselerden uzak durulması gerektiğini vurguladı. Müfit, "Likit hisseler alınırsa, olası bir kötü haberde hemen satılabilir. Olası bir yükseliş de İMKB 30'da başlayacağı için bu hisselerde pozisyon alınabilir. Şu anda hisse pozisyonu portföylerin yüzde 20'sini geçmesin" dedi.
Bu dönemde nakitte beklemeyi tercih ettiğini söyleyen Müfit, küçük çaplı 'al-sat'lar da yaptığını ifade etti. Porftöyündeki hisse oranının son günlerde yüzde 25'i geçmediğini anlatan Müfit, siyaseti ve faizleri izlediğini söyledi.
Müfit, 20 Şubat'ta faiz ve satış beklenti düzeyinde olursa, borsaya para girebileceğini belirtti.
Bir Sistemin Nasıl Çalıştığını bilmiyorsan, o sisteme zarar veremezsin
Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)
Zirve100 Site istatistikleri
Bu Konuyu Paylaşın !